145 bin faal avcı var katledilen hayvan sayısı bilinmiyor

26 Nisan 2017 18:49
145 bin faal avcı var katledilen hayvan sayısı bilinmiyor

Son 2 senede avlak sayısı 2 kat arttı. Yaban hayatı koruma merkezi sayısı ise sadece altı. Hayvan hakları savunucuları, "Şehirde yaban hayvanı bulduğumuzda devlete emanet etmeye korkuyoruz. Koruma altındaki tilkiyi bile kaybettiler" diyor.

 Çiçek Tahaoğlu

Türkiye’de şu an faal olarak tam 145 bin 259 avcı var. Devletin 2016’da sadece bu kişilere avlanma izin kartından bir yılda elde ettiği gelir 12 milyon 45 bin 765 lira.

Devletin “av turizminden” 2016’da elde ettiği gelir ise 3 milyon 43 bin 625 lira. Bu “turist”lerden biri de Donald Trump Jr.’dı. Kasım 2016’da av turizmi kapsamında Antalya'nın Finike ilçesinde iki yaban keçisi öldürmüştü.

Avcılığın bir “spor” ve “hobi” olarak görülmesinden bu kadar gelir elde eden Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın yaban hayvanlarının tedavisi ve rehabilitasyonu için ayırdığı para ise toplam bakanlık bütçesinin sadece binde 17’si.

Hayvan Hakları İzleme Merkezi ve Komitesi (HAKİM), avın önemli bir gelir kapısı olduğunu, bu nedenle denetlemenin de zor olduğunu söylüyor. Av nedeniyle öldürülen toplam hayvan sayısını bakanlıktan kesinlikle öğrenemediklerini belirtiyor.

“145 bin avcıdan sadece 60'ı kadın”

HAKİM’in yıllık raporuna göre, sadece av turizmi kapsamında 569 hayvan kayıtlı bir şekilde öldürülmüş. Tüm sene boyunca avcılardan ele geçirilen ölü ve canlı hayvan sayısı ise 7 bin 796.

HAKİM koordinatörü Burak Özgüner, bu sayıların bile durumun vahametini gösterdiğini belirtiyor:

“Avcılıkta katledilen hayvan sayısını bilmiyoruz. Bölgelere göre değişen bir kota var. Mesela Trakya tarafında tilki nüfusu düştüğü için, artık orada tilki avlanmıyor. Devlet sadece hayvan nüfusundaki düşüşe ve artışa göre kota belirliyor.

“Ancak Türkiye’de hayvan nüfusu ile ilgili bilimsel çalışmalar da yürütülmüyor. Sürecin kendisi bile bana sapkın bir davranış gibi geliyor. Belli bir türün öldürülmesi, bunun için kota belirlenmesi, eli silahlı insanları o hayvanların peşine düşürülmesi… Bunun açıklaması yok.”

Özgüner, 2016'da av izin kartı alan 145 bin kişiden sadece 60'ının kadın olduğuna da dikkat çekiyor.

Avlak alanı 2 senede iki katına çıkartıldı

HAKİM'in verilerine göre, Türkiye’de 2015’te 643’ü devlet avlağı, 508’i de genel avlak olmak üzere toplam 1.151 adet avlak bulunuyordu.

2017 itibarı ile 1098 devlet avlağı, 990 genel avlak ve 49 özel avlak olmak üzere 2 bin 137 avlak bulunuyor.

Yaban hayatı koruma merkezi sayısı 6

Türkiye’de yaban hayvanı koruma ve rehabilitasyon merkezi sayısı sadece altı. Bir merkez de şu anda Hatay’da kuruluyor.

Özgüner, Türkiye kadar geniş bir coğrafyada sadece altı merkezle yaban hayatın korunamayacağına dikkat çekiyor, “3. köprü ve havaalanı projelerinde zorunlu göçe tabii tutulan hayvanlar nasıl rehabilite edilecek?” diye soruyor.

“Bu merkezlerde hayvanların türüne özgü koşullar yaratılmak zorunda. Ama 2007’de İstanbul Üniversitesi’nin rehabilitasyon merkezine gittiğimizde martılara koyun yemi verildiğini, zayıflamış şahinleri, atmacaları, duvarlardan pislik damladığını görmüştük. Binde 17’lik bir bütçeyle, 7 rehabilitasyon merkeziyle bu mevzu çözülmez.”

İhlalde bulunan 720 avcı sosyal medyadan tespit edilmiş

HAKİM’in yıllık hayvan hakları ihlalleri raporuna göre, 2016’da 720 kişi sosyal medyadan tespit edilerek Kara Avcılığı Kanunu’nu ihlalden ceza verilmiş. Ayrıca 7 bin 845 kişi hakkındaysa Kara Avcılığı Kanunu’nu ihlal ettiği için yaptırım uygulanmış.

Peki bu iki veri avcılık alanda bir denetim olduğunu göstermez mi?

Özgüner, alandaki ihlallerin kendileri de avcı olan fahri av müfettişleri tarafından tespit edildiğini ve genellikle yasaklanmış av yöntemlerini (kapan kurma, canlı mühre, suya elektrik verme vs) kullananlardan oluştuğunu söylüyor.

Sosyal medyadan tespit üzerine yaptırımların ise biraz keyfiyete dayalı olduğunu anlatıyor: “Bakanlığın açmış olduğu bir ihbar maili var (hayvanhaklari@ormansu.gov.tr) ama çok işlemiyor. HAKİM’e gelen ihbarları defalarca aktardık, birçok kez yasadışı avcılık yapıldığına dair bildirimde bulunduk, bazılarını fotoğraflarıyla bildirdik. Ama hiçbir geri dönüş almadık.”

“Hayvanları devlete emanet etmeye korkuyoruz”

Özgüner’in dikkat çektiği bir diğer konu ise ne sokak hayvanlarını ne de yaban hayvanlarını onlardan sorumlu olan yetkililere gönül rahatlığıyla teslim edemedikleri.

“2010’da Maslak’ta refüjün yanında çamura saplanmış bir tilki vardı. Onu oradan çıkardık ve bakanlığı aradık. Yaban hayvanlarının özel kliniklerde bakılması zaten yasak ve mevzuata göre Orman ve Su Bakanlığı’nın ilgili birimlerine haber verilmesi gerekiyor. Tilkiyle ilgili bakanlığı aradığımızda ‘Biz müdahale edemeyiz, aracımız yok’ dediler ve kendi imkanlarımızla bir merkeze götürmemizi söylediler.

“İstanbul Üniversitesi’ne götürdük, iki ameliyat oldu. Gönüllü arkadaşlarla nöbetleşe hayvanı ziyaret edip besliyorduk. Birkaç hafta sonra hayvan kafesinde yoktu. Üniversite yetkilileri bize hayvanın ‘kaçtığını’ söyledi.

“Bize şehirde bulunan yaban hayvanlarıyla ilgili çok fazla bildirim geliyor, insanlar ‘ne yapmalıyım’ diye soruyor. Ama başınıza böyle bir şey geldiğinde bakanlık hayvanı almamak için elinden geleni yaptığı gibi, kendi imkanlarınızla hayvanı yetkili birime teslim ettiğinizde hayvanın akıbeti meçhul.

“Geçtiğimiz gün Denizli’de el konulan horozları bir köpek barınağına yerleştirmişler. Barınağa kontrole gittiğimizde hayvanlar orada değildi. Bize hayvanları sahiplendirdiklerini söylediler. Kim horoz sahiplenir ki? Birilerine verdilerse de muhtemelen hayvanları kesip yemişlerdir, diye düşünüyorum.

“Artık hayvan dövüşü ihbarlarında bile devlete haber vermekten çekiniyorum, devlete teslim ettiğim için o hayvanın ölümüne ben sebep olacağım diye korkuyorum.” (ÇT)

AKİM 2016 Hayvan Hakkı İhlalleri Raporu'ndan:

Türkiye’de kayıtlı avcı sayısı: 239 bin 986

2016’da satılan avlanma izin kartı sayısı: 145 bin 259

2016-2017 “av sezonu”nda av turizmi kapsamında öldürülen yaban hayvanları ve avcı sayıları: (DKMP web sitesi)

Yaban keçisi: 107 (57'si yabancı; 28'i yerli, 21'i yerel, 1'i diplomat),

Hatalı boynuzlu-Şelek yaban keçisi: 3 (1 yerli, 2 yerel)

Dişi yaban keçisi: 3 (3 yerel),

Melez yaban keçisi 10 (7 yabancı, 3 yerli),

Çengel boynuzlu dağ keçisi: 20 (11 yabancı, 9 yerli),

Anadolu yaban koyunu: 1 (1 yabancı),

Kızıl geyik: 33 (15 yabancı, 15 yerli, 2 yerel, 1 diplomat),

Karaca: 117 (44 yabancı, 69 yerli, 4 diplomat),

Yaban domuzu: 275 (200 yabancı, 75 yerli)

Av turizmi için belirlenen kota: En az 569 (341’i başka ülke vatandaşı ve belirlenen kotanın dışında avlanmak mümkün ve ekstra ücrete tâbi)

2017 itibarı ile tescil edilen 2 bin 137 avlağın toplam yüz ölçümü.

2016 yılında 4915 sayılı Kara Avcılığa Kanununa muhalefet eden şahıs sayısı: 7 bin 845

Sosyal paylaşım sitelerinden tespit edilerek Kara Avcılığı Kanunu’na göre haklarında yaptırım uygulanan şahıs sayısı: 720

2016 yılında Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefet eden şahıslara kesilen toplam idarî para cezası: 6.060.535,64 TL

2016 yılında Kara Avcılığı Kanunu ve Merkez Av Komisyonu kararlarına göre yasadışı avlanan hayvanlar için talep edilen tazminat bedelleri toplamı: 3.826.050,04 TL 

Kaynak: Bianet

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle