CHP'nin tek adamı

Son Güncelleme : 22 Temmuz 2017 10:07
CHP'nin tek adamı

Neriman Fidan

 Biz bu filmi daha önce görmüştük!

Yıl 2010. Mayıs ayı.

CHP 33. kurultaya hazırlanıyor.

Afişler bile hazır.

Deniz Baykal'ın tek genel başkan adayı olması beklenirken Kaset komplosu patlak veriyor. Kurultaya sadece 2 hafta kala internette yayınlanan bir kaset ile siyaset derinden sarsılıyor ve Deniz Baykal istifa ediyor.

Bu kez Kılıçdaroğlu'nun tek genel başkan adayı olduğu 33 . Kurultaya hazırlanıyor CHP.

Yine böyle medya rüzgarları esiyor. Özellikle Doğan medya kaynaklı bir rüzgar esiyor. Bir umut dalgası.

Kimisi için Gandi Kemal. Kimisi için sakin güç Kemal. Hatta bazıları için 2. Mustafa Kemal.

Geçmişten bu yana CHP içinde yöneticileri izleyen ve Kılıçdaroğlu'nun siyasi bazı eylemleri dolayısı ile temkinli yaklaşan ben, durumu yerinde görmek için CHP Genel merkezine gidiyorum.

Genel merkezin MYK katında bir MYK yöneticisine "nedir durum? Emin misiniz?" diye soruyorum.

Bana verdiği cevap "itiraz edecek durumda değiliz" diyor. Üzerlerinde yaratılan kamuoyu baskısı var.

Bu rüzgarla girilen 33. kurultayda Önder Sav duruma hakim ama Genel başkan o değil.

Siyasetinin rotasını Genel Başkan tayin ediyor.

Kılıçdaroğlu, bugün adaleti kaybetmemize sebep olan 2010 referandumu sürecinde, Tunceli'de sarf ettiği "HAYIR deyin Genel Af gelsin" açıklaması ile cumhuriyetçilere en olmadık yerden darbeyi vuruyor.

Kılıçdaroğlu'nun nasıl Genel Başkan yaptığının röportajını bile veren Önder Sav, referandum sürecinde iken, henüz tasfiye dilmemişken, bu gafı toparlamaya çalışsa da AKP bu fırsatı iyi değerlendiriyor. AKP’nin bu anayasa referandumunda CHP’yi vurması zor olmuyor. Hızla yayılan videolar ve CHP ye hak etmediği bir PKK damgası.

Üstelik referandum sürecinde PKK'ya bağlı siyaset "boykot " kararı ile AKP'ye kolaylaştırıcı rol üstlenirken bile.

CHP ise Anayasa tartışması yerine, rejim tartışması yerine Yeni genel başkanı topluma ve partiye kabul ettirmek için "Ben Kemal" kampanyası yapıyor.

Öyle ya artık rejimi tehlikede görmeyen bir yönetim anlayışı iş başında...

Kılıçdaroğlu ile ilk yenilgimizi alıyoruz. Bugün Adaleti aramamıza sebep olan ve yargının AKP ye bağlandığı ilk referandum sonucu EVET çıkıyor. Bugün adalet yürüyüşünün önünde Kılıçdaroğlu'nun yanında yürüyen EVET çilerin de katkısı ile.

Bu kayıp, estirilen rüzgarı kesmiyor.

Hemen ardından 2011 seçimleri var.

Yine Kemal rüzgarı esiyor.

Doğan medya başrolde.

Kılıçdaroğlu ile CHP’nin %34 hatta %40 alacağı iddiaları var.

Kılıçdaroğlu iddialı. "%40 alamasak istifa ederiz."

Sonuç %25,94

Kılıçdaroğlu istifa etmiyor.

İstifa etmediği gibi kimse hesap sormuyor ve yönetimde tasfiye anlayışı devam ediyor.

CHP'de siyaset yapmış ne kadar adam varsa "siz yanlış biliyorsunuz" denilerek tasfiye edilirken Yeni CHP iddiası ile partiye yabancı, hatta siyasete yabancı isimler partinin yönetimine taşınıyor.

Kendisini genel başkanlığa taşıyan Önder Sav'ın tasfiyesi ise, tam bir Brüt üs’lük.

Kılıçdaroğlu ile 3 referandum, 3 genel seçim , 1 yerel seçim bir de cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybettik.

2014 CHP Kurultayında "Ben Dersim'li KEMAL meydan okuyuşunu gerçekleştiren Dersim'li Kemal, yine tek başına aldığı kararla elinde pankart yürüyüşe çıkıyor.

Türkiye'de ve AKP'de Erdoğan tek adamsa, Bahçeli MHP’nin, Kılıçdaroğlu ise CHP'nin tek adamı olduklarını attıkları her adımda gösteriyorlar.

Yürüyüş boyunca İktidarın Kılıçdaroğlu'nu hedef alan "kolaylaştırıcı etkinlikleri" CHP'yi, Kılıçdaroğlu'nun arkasına takmak için oldukça uygun bir zemin oluşturuyor.

Kılıçdaroğlu Türkiye cumhuriyetinin son seçimleri olma olasılığı yüksek olan 2019'un kaderini ellerinde tutmak için bu zorlu yürüyüşe koyuluyor.

Umudunu Kılıçdaroğlu'nun bu tek adamlığına bağlayanlar da Kılıçdaroğlu’nun peşine düşmüş durumda.

Aslında "Biz bu filmi daha önce görmüştük"

Bu zorlu yarışın sonunda adalet gelmeyeceğini herkes biliyor ama Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanlığının tartışılması, arkasına aldığı medya rüzgarı ile engellenmesi amaçlanıyor, engelleniyor

CHP'deki kongre takvimi sonucu, Kılıçdaroğlu'nun tek adamlığı tescillendiğinde ise, Türkiye'deki tek adam rejiminin kaybetmesi "muhalefetin kolaylaştırıcı rolü" sayesinde mümkün değildir.

Çok yakın tarihte olanlar unutturulmak istense bile unutmayacağız ve unutturmayacağız.

Yazacağız.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle