Endüstri 4.0 hakkındaki yanlış bilgiler

27 Aralık 2017 02:52
Endüstri 4.0 hakkındaki yanlış bilgiler

Şerafettin Aşut, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı

Ülke olarak sürekli yaptığımız bir yanlışımız var; o da, ne zaman hayatımıza yeni bir kavram girse, o kavramı o kadar çok kullanır ve içeriğini unutacak kadar slogan haline getiririz ki, kavram artık anlamını yitirir, somut faydaları da… İşte bu yeni kavramlarının en popüleri ENDÜSTRİ 4.0’dır…

Elbette her kavram önce farkındalık yaratarak gündeme gelir ve yaygınlaşır. Ama farkındalık sonrasında işlerin somutlaşmaya başlaması gerekir. Biz ise sadece farkındalık aşamasında kalıyoruz, konuşuyoruz ama somut çıktılara odaklanmayınca kavram sloganlaşmaya ve içi boşalmaya başlıyor. Aynı şeyi ekonomimizin geleceği olan ENDÜSTRİ 4.0 kavramına yapmamalıyız. Teknolojik gelişmeler bilimsel gelişmeye paralel bir konudur. Bilimsel seviyesi sınırlı bir toplumdan teknolojik gelişmeler bekleyemeyiz. Dünyada cep telefonu kullanma sayısı nüfusunu geçen nadir ülkelerin başındayız. Bu bizim teknolojik olarak geliştiğimizi göstermez. Ya da, yurt dışında olan bir teknoparkın, ar-ge tesisinin veya laboratuvarın aynısını – elbette ekipmanın tamamını ithal ederek- ülkemizde yapmak yüksek teknolojiyi gerçekleştirdiğimiz anlamına gelmez. Hele hele emir ve talimatla bilim, ileri teknoloji veya bunların sonucu olan Endüstri 4.0 ortaya çıkmaz. Bilim bir yaratıcılıktır ve analitik bir düşünce yapısı gerektir. Bu anlamda İlkokuldan üniversiteye bu işin temeli olan eğitim 4.0 olmadan; yani, Endüstri 4.0’ı ortaya çıkaracak ana unsur olan eğitim yeniden buna göre kurgulanmadan gerçek anlamda Endüstri 4.0 olmaz. Sadece güzel teknoparklarımız olur, modern ar-ge tesislerimiz olur, şık binalarımız olur.

“Eğitim 4.0 bu yeni devrimin payandasıdır”

Gerçek teknolojik ilerlemeleri yakalamak, kendi ülkemizde de gerçekleştirmek doku nakli gibidir. Başkasının dokusu sizin bünyenizde çoğu zaman tutmaz. Hazır teknolojik gelişmeleri alarak gerçek bir Endüstri 4.0 yaratamazsınız. Başkalarının elma ağacının elmalarını kendi ağacınıza takarak elma ağacı yetiştiremezsiniz. Bunu düşünecek beyinler yetiştirmemiz gerek. Bununda başlangıcı ilköğretimdir. Yazılım ve internet Endüstri 4.0’ın temel payandalarıdır. Ne mutlu bize,  iş dünyasının gündeme getirmesi sonucu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın desteği ile Kod Yazma eğitimleri ilkokul müfredatına girdi. Bunu çok önemsiyoruz. Ama yetmez. Öğrencilerin analitik düşünme becerisini geliştirecek derslerin oluşturulması, matematik, fizik, kimya, biyoloji, fen derslerinin mühendislik uygulamalarına entegre edilerek, üretime yönelik bir “Maker Space” bakış açısıyla klasik sınıfların atölyeye dönüşmesi gerekir. Bizce akademisyenlerin hafta birkaç saatini mutlaka ilk, orta ve lise eğitimlerine ayırmaları, bunu gerçekleştirmek adına büyük bir yeniklik olur. Ancak, insan kaynağımız bir robot değildir. Robotlar verilen emri yerine getirir, ne kodlarsanız onu yapar. Endüstri 4.0 bu anlamda insanın yerini tamamen alamaz, çünkü yaratıcı olan insandır, robotları idare edecek olan da insandır. Endüstri 4.0’la sadece çalışanların iş tanımı değişecek. Kas gücüne gerek kalmayacak, insan kontrol panelinin arkasına geçecek. Eğer buna hazır olamazsak, insan kaynağımızı buna göre eğitemezsek, işsizlik işte o zaman oluşur. Bu anlamda Endüstri 4.0 seri imalatta, verimlilikte, tehlikeli işlerde, hızlı üretimde vs insanın yerini alsa da, yaratıcılık isteyen işler insanın olacaktır. İnsanlar işsiz kalmayacak aksine yeni meslekler ortaya çıkacaktır. Bu anlamda madem ki Endüstri 4.0 çağında bizi üstün kılacak şey yaratıcılıksa, o halde müfredata sanata yönelik eğitimler daha da çok entegre edilmelidir. Yaratıcılığın kaynağı sanat eğitimidir.

Her ne kadar adı Endüstri 4.0 ise de, aslında konu sadece sanayi ile sınırlı değildir. Endüstri 4.0 bir üretim felsefesidir ve teknolojinin her alana entegrasyonunun adıdır. Endüstri 4.0 hangi sektör olursa olsun, ister hizmet, ister ticaret isterse üretim, işin içinde yazılım olmasıdır, internet olmasıdır, nesnelerin interneti, siber teknolojiler, bulut teknolojilerinin olmasıdır. Bu anlamda Lojistik 4.0, Tarım 4.0, Ticaret 4.0, Turizm 4.0 gibi kavramlarla işi zenginleştirebiliriz. Hatta sağlıktan gündelik yaşama kadar her alanı dahil edebiliriz.

“Siyaset 4.0 olmadan doğru politikalar oluşamaz”

Ancak dediğimiz gibi tüm bunların payandası eğitimdir ve Eğitim 4.0 tasarlanmadan bu hedeflere ulaşmak mümkün değil. Bu noktada sadece fiziksel şartlar değil, aynı zamanda eğiticilerin eğitimi ve müfredat buna uygun olarak revize edilmelidir. Bu anlamda bu işi yapacak en etkin güç elbette devlettir. Bunları yapacak, bu politikaları oluşturacak olan siyasetin de bir Siyaset 4.0’a ihtiyacı olduğu açıktır. Eski siyasi yaklaşımlar yeni insan kaynağını yönetemiyor. Siyaset bu gelişmelerin arkasında kalmamalıdır. Siyaset de kendi dinamiklerini revize etmeli, bürokrasisini ve teknokratını buna göre eğitmelidir. Bu bir değişimdir ve tarih bize göstermiştir ki, hiçbir toplumsal ve ekonomik değişim yok ki siyaseti şekillendirmesin. Öncelikler değişirken hizmetin önceliği de değişmek zorundadır. En basiti modern çağın icra makamı olan, demokrasinin odağı olan yerel yönetimlerin artık kaldırım, yol ve kanalizasyon önceliklerinin yerini ekonomiye entegre olmaya, eğitme entegre olmaya bıraktığını görmek zorundayız. Çünkü kamu, yerel yönetim, özel sektör ve üniversiteler bu masanın dört ayağıdır ve artık bu vizyona kafa yorulmalıdır. Çünkü “Derisini değiştirmeyen yılan ölür…”

Etiketler: Endüstri 4.0

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle