ERDOĞAN SİYASETİ BASKI ALTINA ALMA ÇABASINDADIR

16 Ağustos 2017 06:35
ERDOĞAN SİYASETİ BASKI ALTINA ALMA ÇABASINDADIR

CHP, Erdoğan’ın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelttiği “tutuklanma” tehdidine tepkisini yurt sathında eşgüdümlü basın toplantılarıyla gösterdi. CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit, ortak açıklamayı sunarken gündemi de değerlendirdi

 “Erdoğan’ın tehditlerine pabuç bırakmayacağız”

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit, AKP Genel Başkanı ve Recep Tayyip Erdoğan’ın, CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında dile getirdiği açıklamalara “Erdoğan’ın tehditlerine pabuç bırakmayacağız” sözleriyle yanıt verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik sözleri nedeniyle 81 ilde saat 12.00’da eş zamanlı basın açıklaması yaparak tepki gösterdi.

Mersin’de de Mersin İl Başkanlığında gerçekleşen basın toplantısında;  Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit, ortak metni paylaştı.

Geçtiğimiz günlerde Trabzon'un Maçka ilçesinde PKK'lı teröristler ve güvelik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit düşen Eren Bülbül’ü anarak sözlerine başlayan Özyiğit, şöyle devam etti:

“Eren Bülbül nezdinde Kurtuluş Savaşı’ndan, Çanakkale’den, geçmişten bugüne tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Sayın Kılıçdarğlu’nun ‘Bir çocuğa kurşun sıkacak kadar alçaksınız’ sözünü de bir kez daha paylaşmak istiyorum.”

Özyiğit, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın Eren Bülbül’ün şehit sayılması için hazırladığı kanun teklifini, TBMM Başkanlığına sunduğunu da anımsattı.

Özyiğit, zor koşullarda görev yaptığı bölgede PKK tarafından katledilen öğretmen Necmettin Yılmaz’ı da andı.

Özyiğit, “Bu ülke terörden kurtulmak zorundadır. Bu ülkeyi seven, ülkenin birliğine, beraberliğine, kardeşliğini isteyen kim varsa; yanına, yönüne bakmadan teröre; ‘ama’sız, ‘Lakin’siz karşı durmak zorundadır” diye konuştu.

ERDOĞAN SİYASETİ BASKI ALTINA ALMA ÇABASINDADIR

Erdoğan’ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında dile getirdiği açıklamalara; “Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tehditlerine pabuç bırakmayacağız” sözleriyle yanıt veren Özyiğit, şunları söyledi:

“Erdoğan rejimi her türlü muhalefeti suç örgütü gibi tarif ederek siyaseti baskı altına alma çabasındadır. Geçmişte FETÖ ile iştirak halinde kumpas davalarını tezgâhlayan Erdoğan iktidarının, FETÖ ile yolları bugün ayrılmış görünse de aynı yöntemleri uygulamaya devam ettikleri, yani kumpas girişimleri içinde oldukları görülmektedir.

Ortada bir casusluk suçu yoktur. Anayasa Mahkemesi de böyle söylemektedir. Buna rağmen Erdoğan’ın talimatıyla İstanbul Milletvekilimiz Enis Berberoğlu haksız yere mahkûm edilmiş ve tutuklanmıştır. Önce mahkeme başkanı ve heyet değiştirilmiş, mahkûmiyet kararı verilmiş daha sonra da bu kararı inceleyecek üst mahkemenin başkanı değiştirilmiştir. Bütün bu uygulamalar kumpas davalarının tipik özelliğidir.

AMAÇ TOPLUMA KORKU SALMAK

Kurgulanan kumpas üzerinden Enis Berberoğlu’nu rehin alan anlayış, şimdi de Genel Başkanımızı tehdit etmektedir. Amaç CHP Genel Başkanını tehdit ederek topluma korku salmaktır.

Erdoğan’ın tehditlerine boyun eğmeyeceğiz. Adalet, özgürlük ve demokrasi isteyen milyonların sesi ve umudu olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu susturamayacaksınız. Türkiye’ye giydirmek istediğiniz deli gömleğini yırtıp atacağız. Baskıcı ve zorba rejiminiz tanımıyoruz, tanımayacağız. Mazlumların sesi olamaya devam edeceğiz.”

CEMAATLERLE YOL YÜRÜMEYE DEVAM EDİLİYOR

“Bu iktidarın ülkeyi barış, huzur ve birliktelik içerisinde yönetmeye niyeti var mıdır?” sorusunu yönelten Özyiğit,  Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yenikapı’daki mitingde sunduğu 10 maddeyi hatırlattı. Özyiğit, şunları söyledi:

“Kılıçdaroğlu, tabanın muhalefetine rağmen Yenikapı mitingine katıldı ve 10 maddelik manifesto açıkladı. Dedi ki; ‘Camiye, kışlaya, adliyeye siyaseti sokmayalım.’ Sokmadılar mı? Genç avukatlar hâkim olma arzularıyla; AKP’li olmadıkları halde AKP’ye kayıt yaptırdıkları bize kadar ulaştı. ‘Siyasette ortak aklı egemen kılalım’ dedi. AKP, uzlaşma kültürü yerine; korkunun yarattığı bir diktayı uygulamaya devam ettiler.

‘Siyasette öz eleştiri yapmak gerekiyor. Eğer geçmişi iyi tahlil edebilirsek gelecekte çok daha güzel bir Türkiye inşa edebiliriz. Tekerrür ettirmemeliyiz tarihi.’ Birlikte yürüdünüz, o konuda öz eleştiriniz; ‘Allah beni affetsin’den öte gitmedi.

‘Devletin inşasında liyakat sistemini esas almalıyız’ dedi Kılıçdaroğlu. Mevcut işi ehline vermek yerine yandaşa verdi. FETÖ gitti metö geldi. Cemaatlerle yol yürümeye devam ediliyor. Liyakat esas alınmış olsaydı, kumpaslar yapılmasaydı; bu ülkede 15 Temmuz yaşanır mıydı? 15 Temmuzları yaşatmamak için hala akıllanmadınız mı?

‘Her koşulda demokrasiye sahip çıkmalıyız. Ne darbe, ne dikta, yaşasın demokrasi diyelim; ülkeyi darbe kültüründen arındıralım’ demiş Kılıçdaroğlu. Bundan birkaç gün sonra OHAL ilan edilmiş, Meclis rafa kaldırılmış.

‘Parlamenter sistemi güçlendirmeliyiz.’ Ancak bugün milletvekillerinin soru önergelerine dahi cevap verilmemektedir. Parlamenter sistemi güçlendirmek yerine OHAL’i bir yılın üzerine çıkarıldı. Ülkeyi Meclisi dışarıda bırakarak yönettiler. Bununla da yetinmediler; kürsüde konuşma hakkına kısıtlama getirdiler.

‘Medyanın özgürlüğünü sonuna kadar savunalım’ dedi Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Gazetesi yazarları bir yıla yakındır hapiste. Türkiye’de tutuklu bulunan gazetecilerin sayısı, tüm dünyada tutuklu bulunan gazetecilerin toplamının yarısından fazla.

Bine yakın hâkimin yaklaşık 900’ü AKP sıralarından gelme. Göreve başladıkları ilk gün verdikleri fotoğrafı herkes hatırlıyor.

Laikliği hep birlikte savunalım önerisinde ise, bir adım atılmadığı gibi kitaplarından çıkarılmasına kadar giden bir süreci yaşıyoruz.”

Etiketler: Klıçdaroğlu

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle