Göllerin Gözyaşları

Son Güncelleme : 31 Ağustos 2017 18:08
Göllerin Gözyaşları

Yeraltı ve yer üstü su kaynaklarının plansız, doğanın dengesi hiçe sayılarak kullanımı, sulak alanları kurutuyor. Tuz gölünün başına gelenler Konya ovasındaki göllerin de başına geliyor. Suyu esirgediğimiz, sulak alanlarda yaşayan balıklar, kuşlar, kurbağalar, yılanlar tüm yaban hayvanları yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalıyor. Ya da yok oluyorlar. Yusuf Çelik’in haberi

Yusuf Çelik

Konya’nın Karapınar ilçesi gölleriyle zengin bir ilçemiz:  Meke, Acı Göl, Çıralı Göl ve Meyil Gölü. Suyu tatlı olan ve balık, su yılanı, kurbağa gibi canlılara ev sahipliği yapan Meyil ve Çıralı gölleri güzergâhımızın üzerinde olmadığı için göremedik. İkisi de krater gölü olan Meke ve Acı göl ise yolumuzun üzerindeydi.

BİR AVUÇ SUYA HASRET BIRAKTIĞIMIZ GÖL,  MEKE

İlk durağımız Meke gölünü görünce içimiz cız etti. Büyüleyici güzelliğini fotoğraflardan bildiğimiz, yerli ve yabancı ziyaretçilerin “Dünyanın Nazar boncuğu” dediği, göçmen kuşların konakladığı, içinde adacıkların olduğu o güzelim gölün yerinde bir çöp yığını duruyordu. Bir zamanlar derinliği 25 m olan Meke, utanıyordu sanki. Çünkü bize gösterecek hiç suyu kalmamıştı. Biz ona, o bize bakıyordu “Sorumlusu sizsiniz” der gibi. Başımla onayladım, sessizce. Biliyorum, elimdeki pet şişede kalan yarım suyu versem de derdine çare olmayacaktı.

Meke, 400 milyon yaşında imiş. Peki ne zamandan beri suya hasret? 5-6 yıldır… Yani 400 milyon yıldan beri hiçbir etkenin yok edemediği bu kadim gölü, vahşi kar sistemi 5-6 yılda yok etmiş. Hemen kamuda çalışan jeoloji mühendisi bir dostumu aradım “Elbette, elimizde olmayan kuraklığın da etkisi var. Ancak bu etki yüzde 5 tir. Esas sorun, gölün bulunduğu havzada açılan 140 bin adet kuyu. Bu kuyuların 100 bini kaçaktır ve bilinçsiz bir şekilde açılmıştır. Bu bilinçsiz sulamanın önüne geçilmezse Meke’ye elveda demek zorunda kalırız” dedi. Bu utançla ve gözyaşlarımızla, kaçar gibi ayrıldık ondan. O ise ağlayamadı bile…

CI GÖL’ün EFSANESİ

Büyük bir kuyuyu andıran Acı göl, adını acı suyundan almış. Uzunluğu 750 m, genişliği 250 m, derinliği ise 300 metredir. Dünyanın üçüncü derin gölüdür. Su seviyesi ne yükselir ne de iner. Bu durumu çevredekiler, bu gölün Akdeniz’e bağlı olduğunu söylerler. Üzülerek belirteyim gölün her tarafı çöplerle dolu. Pet şişeler, kırık alkol şişeleri, boş sigara kutuları, naylon torbalar. Aslında zor bir şey değil, Karapınar Belediyesi birkaç işçi gönderse bir günde temizlenir. Ayrıca, ne gelen ziyaretçilerin oturacağı bir bank, ne de tuvalet vardı.

Efsaneye gelince, “Gölün bulunduğu yer bir dağmış. Dağın yamacında da bir köy varmış. Bir gün, bir gezgin dervişin yolu bu köye düşer. Acıkmıştır, köylülerden yiyecek bir şeyler ister. Ama ne yazık ki, gittiği her kapıdan kovulur. Derviş, mecalsiz bir şekilde köyden ayrılırken, genç bir gelin gizlice Dervişe yiyecek getirir. Derviş karnını doyurduktan sonra geline teşekkür eder ve “Kızım, hemen buradan ayrıl” der. Gelin iki çocuğundan birisini kucağına alıp, diğerini ise elinden tutarak köyden ayrılır. Biraz uzaklaştığında büyük bir patlama sesiyle sarsılır. Arkasına dönüp bir bakar ki, ne dağ kalmış, ne de köy. Ama her taraftan sular fışkırıyormuş. İşte Acı göl böyle oluşmuş”

O Derviş sesimizi duyar mı bilemem, ama keşke şu Meke Gölüne de bir uğrasa…

Etiketler: kuruyan göller, Meke Gölü, Konya ovasında göller

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle