Hayvan Severlik ve Vefa Duygusu Üzerine Bir Anı!

Son Güncelleme : 21 Kasım 2017 17:11
Hayvan Severlik ve Vefa Duygusu Üzerine Bir Anı!

Erdal Akalın

Hayvanlara yapılan kötü muamele uzun süredir ülkemiz ulusal medyasında seslendirilir.  Özellikle yazları kalabalıklaşan sayfiye kentlerimizin bu bitmeyen dertleri söz konusu edilir.  Yerel yönetimler yeterince hayvan barınaklarına sahip olamadıkları için terk edilen hayvanlara bakamazlar ve zaman zaman sevimsiz katliamlar yapılmasına göz yumarlar.  Konuya sahip çıkan hayvan severler ile yerel yönetimler karşı karşıya gelirler ve medyaya da konu yaratırlar.  Ancak gerekli çözüm için gözler TBMM’ne çevrilince, konu gene alt komitelerde sürünceme de kalır.  Son dönemde muhtemelen bir torba yasa içeriğinde bazı olumlu çözüm maddelerinin oluşturulduğunun duyumlarını alıyoruz. 

Mersin yerel medya organları da konuya duyarlı yaklaşmaktadırlar.   Özellikle Güncel Mersin isimli internet gazetesinin değerli yöneticisi Sevgili Ender Erdemil, konuyu daima gündemde tutmaktadır.  Mersin İmece Haber Gazetesi de konuyu ciddiye alan bir yayın organıdır.  Hatta son sayısında (21 Kasım Salı), Mersin Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım Evi konusunda da ilginç bir eleştirisi dikkate sunulmuştur.  

AK-ŞAKA, gençlik ve olgunluk yaşlarında sıkı bir hayvan dostu olarak yaşamıştır.  Bir dönem evinde sekiz ayrı cins hayvanlarla birlikte yaşayabilmek keyfini de sürdürmüştü.  İlerleyen yıllarla artık hayvan dostlarına emek harcayacak enerjisi kalmayınca, sevgisini sadece gözlerine hapsederek konuya sahip çıkanlardan yana olmuştur. 

Konuya doğru bir yaklaşım sergilemek üzere, işte sizi derinden etkileyecek olan yaşanmış bir öykü; vefakâr köpek Hachiko’nun ibretlik hikâyesi. 

1924 yılında Tokyo Üniversitesi'nde görev yapan Japon Profesör Dr. Hidesabura Ueno, küçük bir köpek yavrusu edindi ve Japonca'da "sekiz tane" anlamına gelen Hachiko adını koydu köpeğine.   Beraberliklerinin sadece bir yıl süreceğini bilmiyordu. Ama o bir yılda dünya tarihine geçecek ve kitaplara hatta filmlere konu olacak bir ilişki yaşandı. 

Safkan ‘Akita’ cinsi beyaz bir erkek köpek olan Hachiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden istasyona yürüyen sahibine birlikteliklerinin hemen ilk gününde eşlik etti.  Metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurladıktan sonra da eve döndü.   Ve akşam üniversite dönüşünde istasyonun çıkışında Hachiko'yu kendisini beklerken gören profesör çok şaşırdı. Bu akıllı köpek sahibinin akşam eve dönüş saatlerini hesaplayarak ve aynı yolu kullanacağını düşünerek istasyonun önüne sahibini karşılamak için gelmişti. 

O günden sonraki bir yıl boyunca her sabah sahibini istasyona kadar götürdü, her akşam iş çıkışında da istasyonun önünde karşıladı Hachiko… Saatini hiç şaşırmadı…

Ama bir akşam istasyondan çıkmadı Profesör Ueno ve Hachiko’nun gözleri istasyonun kapısında çakılı kalmıştı.  Bir sonra ki akşam yine yoktu profesör.  Üçüncü akşam istasyondan yine çıkmadı. Dört, beş,  altı…   Çünkü üniversitede kalp krizi geçirip ölmüştü profesör. 

Hachiko her akşam sahibim istasyondan çıkacak diye inatla bekledi.  Durumu izleyen istasyon görevlileri ona yiyecek ve su verdiler. Haftalar, aylar boyunca her akşam Tokyo Shibuya istasyonun kapısına gitti Hachiko.  Tam 10 yıl boyunca… 

Bu vefa duygusunu medya aracılığı ile öğrenen kent insanları onu beslediler ve şefkatle ilgilendiler. 

12 yaşındayken istasyonun kapısında öldü Hachiko. 10 yıldır beklediği istasyonun kapısında onunla tanışanların düzenlediği bir cenaze töreni ile vedalaştılar onu seven kentliler. 

1934 yılında kent insanları imece ile para toplayarak onun bronz heykelini diktiler istasyon kapısının önüne.  Ölü bedeni ise tahnit edilerek Tokyo Bilimler Müzesinde sergilenmeye başlanmıştı zaten

Birinci Dünya Savaşı sürerken, Japonya da cephane üretiminde kullanılacak maden sıkıntısı başlamıştı. Öylesine ki, evlerden çatal kaşıklar bile bu amaçla toplanıyordu. Tabii ki, Hachiko’nun bronz heykeli de sökülerek cephane üretimi için gönderildi. 

Savaşın bitimi sonrası, 1948 yılında Hachiko’nun heykeli yeniden yapılarak istasyon önüne dikildi.  O heykel, artık Tokyo halkının ve Japonya’ya gelen turistlerin uğrak noktası olmuştu. 

Japonlar sadakat ve insan hayvan ilişkisinin sembolü olarak ölümünden hemen sonra diktikleri bu heykel ile bir köpeğin bedeninde yaşanan vefa duygularına tercüman olmuşlardı.

 

Her yıl Hachiko'nun ölüm yıldönümü olan 8 Nisan'da bütün hayvan severler heykelin önünde buluşuyorlar.   Hayvan sevgisini ve vefa duygusunu paylaşıyorlar.

Hachiko'nun hikâyesi 2009 yapımlı bir filme de konu olmuştur.  Richard Gere’nin Profesör

Hidesabura Ueno rolünü üstlendiği film, anıları tazelemişti. 

Bizler ise sevdiğimiz ve onlarında bize vefa duygusu ile bağlandıkları hayvan dostlarımızın heykellerini dikemiyoruz ama bari öldürmek vahşetinden uzak duralım. 

Bu yazımı özellikle tüm hayvan severlere saygılarımla adıyorum!

Etiketler: köpek, sadakat, Haçiko, Erdak Akalın

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Cevat

21 Kasım 2017 18:44
Ama bazi insan denilen ahlaksiz serefsizler maalesef hem cikar saglamak hemde egolarini tatmin icin o hayvanlarin yillarca copluk muamelesi ve birer canli varlik olduklarini gormezlikten gelerek cehennem hayati yasatmalarinida unutmayalim