Bir Fıkra Işığında Grevsiz Toplu Sözleşme Toplantıları!

12.04.2018 17:48

Erdal Akalın - AK ŞAKA



Son günlerin yeni bir arayışı, ülkemizin gelecek vaat eden iyi yetişmiş gençlerinin yurt dışına çıkarak batılı ülkelere gitmesi konusu olmuştur.  İşbu yazı, bu gelişme üzerine tarafımdan kurgulanmış ve okurlarımın bilgisine sunulmuştur.

Ülkemizin parlak beyinlerinden bir tanesi olan delikanlımız, kazandığı burs programı uyarınca ABD’ne giderek ünlü bir üniversite de ekonomi eğitimi almış. Bu diploma ile yetinmeyerek İngiltere’ye geçen delikanlı, orada da ergonomi ve sosyal ilişkiler konusunda doktora derecesinde ek bir eğitim yapmış.

Bu diplomaları ile ülkemizde iyi bir grupta uygun pozisyonda iş bulacağına emin olarak yurda dönmüş.   Böylece de yurt dışında edindiği bilgilerini ülkemiz adına yararlı şekilde kullanacağının ve ülkesine borcunu ödeyebileceği inancında imiş!

Kısa bir araştırma sonrası ülkemizin en büyük kuruluşu olan ve holding diye tanımlanan bir kuruma başvurmuş.  Burada yapılan ön sınav ve görüşmeler sonrası işe kabul edilmiş.

Delikanlı, işe kabul edildiğini belgeleyen davet mektubunu imzalamak üzere iken dürüst bir yaklaşım göstererek İnsan Kaynakları sorumlusuna sağlığı konusundaki bir sorundan söz etmek ihtiyacını duymuş; “Efendim, fırsat olmadı da söyleyemedim.  Ancak benim küçük bir sağlık sorunum var.  Benim testislerimden bir tanesi yoktur!”, demiş.

Şirket yetkilisi; “Seninle çalışmak çok keyifli olacaktı delikanlı.  Maalesef kurumumuz prensipleri uyarınca bizler tam sağlıklı kişileri işe alıyoruz.  Bu nedenle sizi işe başlatamayacağız!”.

Uygar kesimli delikanlı, kendisine gösterilen ilgiye teşekkür ederek oradan ayrılmış ve bu kez de doğruca ülkenin ikinci büyük kurumu olarak ünlenmiş diğer holdingine başvurmuş.

Burada da ön sınavlar ve mülakatlar çok olumlu geçince, Personel Müdürü kendisine ön mukavele olan sözleşmeyi uzatmış.  Delikanlı, yitirmediği dürüstlüğü ile aynı sağlık sorununu kurum yetkilisine iletmiş.  Burasının personel işe alımı yönergesi nedeni ile de tek testisli sayılarak ve tam sağlıklı kabul edilmeyerek işe alınamayacağı kendisine kibarca bildirilmiş.

Bunun üzerine bizim delikanlı açılan kamu sektörü sınavlarına girerek devlet memuru olmaya karar vermiş.  Girdiği sınavlardan ve mülakatlardan da çok başarılı sonuçlar aldığı için, sorumlu Personel Daire Başkanlığı’na davet edilmiş. 

Delikanlıyı karşısına oturtan başkan, sonuçlarının çok başarılı olması nedeni ile kendisini devlet sektöründe görmekten mutlu olduğunu söylemiş.  Başarısı nedeni ile de kendisine bir ayrıcalık tanımak istediğini ve delikanlı nerede çalışmak isterse, atamasını oraya yapacağı inceliğini göstermiş.

Bizim delikanlı, yurtdışı eğitiminin iktisat üzerine olduğunu ve İngiltere’de de ergonomi ve sosyal ilişkiler üzerine tez çalışması olduğunu söyleyerek konuya girmiş.  Henüz başlamış olan  “ Toplu İş Görüşmeleri Toplantıları” bünyesinde, gerek kamu adına ve gerekse katılımcı sendikalara katkı için uzman danışman olarak atanmasının kendisine heyecan vereceği gibi, yürütülmekte olan toplantılarda da her iki tarafa katkı sağlayacağının inancını iletmiş.

Deneyimli Personel Daire Başkanı gülümseyerek bir sigara yakmış ve çayından bir yudum daha içerek delikanlıya yanıt vermiş.  Bakalım ne söylemiş;

“Delikanlı, yapılan toplu iş sözleşmesi toplantılarının sonuç kararı çoktan hükümet ve özellikle Sayın Liderimiz tarafından verilmiştir.  Zaten OHAL yasası gereği sendikaların greve çıkarak verilmiş kararı zorlayabilmek hakkı da bulunmuyor.  Kapalı kapılar arkasında yapılanlar ve ilgilenenlerin kora kor tartışmalar sandığı ise sakın yanlış anlama ama artık devlet sektörüne katıldığın için bunu da bilmelisin ki, sadece “taşak muhabbeti” düzeyinde devam eden konuşmalardır.    

Bu durumda da azizim, senin tek testisin olduğu için bu tür toplantılara katkı sağlamak olanağın olamaz!

Ben, en iyisi seni “Danışma”  kısmına vereyim.  Eğer bir danışan olursa hem Türkçe ve hem de İngilizce yardımcı olursun.

Haydi, hayırlı olsun!”

***

Nedense aklıma takıldı da “Şeker Fabrikalarının Özelleştirilmesi” konusunu bu yazı sırasında birden anımsadım.  Hani bir büyük sendika lideri tarafından nerede ise iki milyon imzalı özelleştirme yapılmasın dilekçesi hükümete iletilmişti ya.  Siz gerisini anlamışsınızdır gari!