CEHENNEMİN ÜÇ DELİSİ!

07.12.2017 15:52

Mustafa Önder



Aslında “dört” kişi de, şimdilik Putin’i bir yana koyalım…

“Dünyanın üç delisi” var…

            Macera, İslam kanı ve paradan besleniyorlar…

            Küçüğü Kuzey Kore’nin manyağı: Kim Jong-Un…

            “Boduç” gibi bir adam…

            İsviçre peyniri, havyar ve şampanya düşkünü bir Komünist Parti diktatörü…

            İkide bir ona buna nükleer füze gösterip ABD’nin silah satmasını sağlıyor!

            Bazen Trump’a “akli dengesi bozuk” ve “bunak ABD’li” dese de…

Sanırız Conilerden “komisyon” alıyor!

            *

            Ortanca deli, ABD’nin şaklabanı: Donald Trump…

            Şeytan ABD’nin dünyayla oyun oynadığı adam…

            Ne karısına, ne CIA’ya ne de FBI’a söz geçirebiliyor…

            Elindeki silahlarla, NATO, BM ve hatta AB taşeronlarıyla dünya siyasetinin “tecavüzcü Coşkun”u kesildi…

            İyi bir Siyonist takım oyuncusu olduğunu gösterdi…

            “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak” tanıdığını açıkladı!

            Resmen bu “Ortadoğu ateşine benzin dökmek”...

            *

            Büyük deli ise “Ortadoğu işgalcisi” İsrail’in şizofreni: Netanyahu…

            Başta Filistin olmak üzere Arap ve İslam dünyasının azılı düşmanı…

            Müzmin bir Yahudi ırkçısı…

            Sinsi planları ile Ortadoğu’da akan kanın baş müsebbibi…

            Bu küstah, “Kudüs başkent olmadan barış olmaz” demiş bir de…

            Sırada Mescid-i Aksa var…

            Türkiye, Suriye ve Irak’taki PKK ve sözde Kürdistan’ı besleyerek “büyük İsrail”e koşmak istiyor!

            *

            Bu “gecekondu devlet” İsrail, 1980’de tek taraflı Kudüs’ü başkent ilan etti…

            BM, bu kararı yok saydı, hiçbir ülke tanımadı…

            Yok sayanların içinde ABD de vardı…

            Başkenti Tel Aviv kabul ediyorlardı.

Şimdi bu ortanca deli, Kudüs’ü başkent sayıyor…

Büyükelçiliğini de oraya taşıyacakmış!

            Yani ünlü “ABD ikiyüzlülüğü”nü bir kere daha ispatlıyor…

            Kahpe, güvenilmez, şeytani planlı, kan emici, işgalci ve faşistçe…

            *

            Filistin’i Türkiye ve Yunanistan tanımış, ABD, Fransa, Almanya tanımamışken…

Kudüs tezgâhı, Vehhabi Suudiler ve Mısır’ın işbirliğinden çıkmadır…

Gelinen nokta aptal Arapların ve birliktelik sağlayamayan İslam dünyasının zaafıdır…

Ama…

Nazi soykırımından kaçan Yahudilere kucağını açan Müslüman Türkiye…

            Bu rezilliğe sessiz kalamaz…

            Nitekim hem Türkiye Cumhurbaşkanı, hem MHP lideri sert tepki gösterdi.

            TBMM’de ortak bildiri yayınlandı.

            Öfke çığ gibi büyüyor, kararı yok hükmünde sayıyorlar!

            *

            Kesin olan şudur ki, “ABD terör destekçisi”dir.

Son skandal kararla…

İnternet sevdalılarının “Google amca”sı, hemen Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak gösterirken…

            “Bizim çocuklar”, İsrail’in hava kuvvetleri internet sitesini erişime kapatıvermiş sağolsunlar…

            Rusya, Filistin’e “yanınızdayız” diyor, ne kadar güvenirseniz tabii…

            Kudüs’teki Hristiyan papazlar bu deliye kararından vazgeçmesi için çağrı yaptı.

            Ortanca deli Trump’un kararına büyük deli Netanyahu teşekkür ediyor…

            BM Genel Sekreteri “iki devletli çözümden başka yol yok” diyor.

            *

            Haçlı, Ortadoğu’dan asla vazgeçmeyeceğini tekrar göstermiştir.

            Türkiye, birlik ve dirlik içinde çevresini güvenliğe almak, bölgede lider olmak zorundadır.

            AKP ve CHP aklını başına alıp Cumhurbaşkanının yanında Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal ve istikbali için çalışmalıdır.

            Azıcık akılları varsa, hatta azıcık siyasi ikballerini düşünüyorlarsa MHP lideri Bahçeli’nin gösterdiği dirayeti göstermelidirler…

            Kudüs’te saplanan hançer, insanlığı yakacaktır.

            Çok bahsettikleri ama bir türlü icraatını göremediğimiz “kindar-dindar nesil” yaygarasını ABD-İsrail hançerine karşı göstersinler de görelim…

            Ama…

            “Ayasofya ibadete açılmalıdır” popülizmine kaçmadan…

            “Mavi Marmara skandalı”na dönüştürmeden!

(Yayımcının notu: (Ayasofya müze olarak kalmalıdır.)