Maviş’i Öldürdüler

Son Güncelleme : 25 Kasım 2017 13:11
Maviş’i Öldürdüler

Mersin Hayvan Dostları Derneği Başkanı Nilgün Derviş Yazdı

5 Ekim 2015 tarihinde 7-8 aylık olduğu söylenen, oldukça zayıf-kirli ve burnundan kan gelen bir kedi geldi. Sokak beslemesi yapan bir gönüllü bayanın dikkatini çekmişti. “Sokakta yaşayamaz, ölmesini istemiyorum.” diyerek Kampüs Bakımevi’ne bıraktı.

Beyaz, mavi gözlü, erkek ve orta boy bir kedi olarak girdi kayıtlarımıza. Hasta bakım odasında bir kafese konuldu. Bakımevi hekimimiz, üst solunum yolu enfeksiyonu teşhisi ile tedavisine başladı. Bir süre sonra yediği her lokmanın, burun deliklerinden kanamalı olarak çıktığını fark ettik. Tekrar muayene edildiğinde damağında 2 cm.’lik bir yara olduğunu, bu yaranın doğuştan olabileceğini ve kulaklarının da sağır olduğunu öğrendik. Veteriner hekimin önerisi ile özel bakım gerektiğinden, dernek odasında yaşamasına karar verildi. Maviş hayatımıza ve odamıza böyle girdi. Kısa sürede bakımevinin maskotu oldu. Dernek odasında yaşayan Leo ve Haşi isimli iki köpeğimizle dost oldular. Biz insanların hayvanlardan öğreneceği çok şey var, bakmakla görmek arasındaki fark işte böyle bir şey.

Deniz gözlüm diyerek sevdiğim, gözlerine baktığımda huzur duyduğum, miyavlamayı bilmediği ve kulakları duymadığı için sessiz dünyasını göz göze gelerek paylaştığım MAVİŞ. Çalışma masamızda beslemeye çalışırken nefessiz kalıp bitkin düştüğünde, bağrıma basıp tekrar nefes aldığını görünceye kadar nefessiz kaldığım, birlikte tekrar nefes aldığım MAVİŞ.

17 yıl önce senin gibi özel bakıma muhtaç canların acılarını paylaşmak üzere yola çıktık. Sevgi ve merhamet inancı ile çıkılan bu yolculukta pek çok güzel insan beni yalnız bırakmadılar, sizler adına hepsine minnet duyuyorum. Kampüs Bakımevi’nin sizlerle yaşayacağımız, birlikte yaşlanacağımız son durağımız olmasını planlamıştık. Belediyelerin söz sahibi olduğu bakımevlerinde yaşanan acıların yakın tanığı olarak, gönüllülerin de katılımını sağlamaya çalıştık. Gerçek hayvan dostu insanların söz sahibi olacağı, sevgi ve merhametin ön planda tutulduğu bakımevi hayalimiz böyle doğdu ve bu hayalin gerçekleştiğini gören şanslı insanlardan biriyim.

Sevgili Maviş, mutluluğumuz uzun sürmedi. Tüm hikayelerin bir sonu vardır ve her hikaye ne yazık ki mutlu sonla bitmez. 27 Eylül 2017 tarihinde senin gibi mağdur, yıllardır yaşama tutunmaya çalışan canlarımızın sığındığı evinizi taşıma kararı aldık çünkü belediye sizler için çok daha kapsamlı yeni bir yuva hazırlıyormuş ve orada mutlu olacağınızın garantisini verdi. Ne yazık ki aylar geçtiği halde sözü edilen “Kedi Evi” hayata geçmedi. İlk iş olarak 200 civarında arkadaşını sokaklara bıraktılar, genç-yaşlı ya da evden terk edilen KEDİLERİMİZİ! İkinci iş olarak dernek ofisindeki eşyalar boya yapılması gerektiği için dışarı çıkartıldı fakat senin, Leo ve Haşi’nin yaşadığı bu odayı boşaltırken sizlerin canlı olduğunuzu unutup, eşyalarla birlikte dışarı koyduklarını da 3 gün sonra öğrendik. Senin 3 gün boyunca aç kaldığını, Leo ve Haşi’nin hala ağladıklarını biliyorum. Deniz gözlüm, senin özel durumunu hatırlattım ve bir daha aç kalmaman için yardım istedim, onlarca kedi arasında yaşayamayacağını bir kez daha anlattım. Bu arada her fırsatta dernek odasına geldiğini ve veteriner hekimler tarafından tekrar dışarı çıkartıldığını da öğrendim.

17 yıldır sizlerden ayrı kaldığım gün sayısı 10 günden fazla değildir ancak 1 Ekim 2017 Pazar günü sizlerin refahı konusunda anlaşamadığımız için belediye ile yollarımızı ayırma kararı aldık. Bundan sonra devletin koruması altında, Büyükşehir Belediyesi’nin sizler için yapmaya söz verdiği kedi evinde yaşamaya devam edeceksiniz. Kedi evi hizmete açıldığı gün, kaç kedinin yeni bir hayata başlayacağını, kaç kedinin sokağa atılmış, kaç tanesinin de ölmüş olacağını bilmiyoruz, yaşayıp öğreneceğiz.

Sessizliğim bundan, sizin bedel ödememeniz için susuyorum. Leo ve Haşi’ye söz verdim fakat yeni bir başlangıç yapacağımız yerimizin hazırlıkları henüz bitmedi.

Bugün 20 Kasım 2017 pazartesi ve Kampüs Bakımevi’nde sekreter olarak görev yapan Devrim Hanım’ı aradım, akşam saat 19:30. Uzun zamandır görüşme fırsatımız olmamıştı sadece içimden gelen sesi dinledim, özel bir sebebim yoktu. Kendisi bana “Maviş, öldü fakat gününü hatırlamıyorum, haftasonu olabilir, çok üzüldük.” dedi. Daha sonra konuştuklarımızı hatırlamıyorum, hatırladığım tek şey yüreğime saplanan tarifi imkansız acıydı. Aç ve susuz kaldığın için öldüğünü çok iyi biliyorum. Senin bakımını üstlenen görevlinin izinli olduğunu öğrendiğimde, bunu anladım.

Şimdi bulunduğun yer, senin acılarının son bulduğu ve huzur içinde uyuduğun, bir gün mutlaka hepimizin gideceği kaçınılmaz SON. Sana bu acı sonu layık gören bizleri affetmeni istemiyorum çünkü bizlerden çok şey istemedin. Küçücük bir yardım alsaydın, yaşam mücadeleni sürdürecektin ve yaşıyor olacaktın. Bu mektup senin için, sana yazıldı. Benim içimde kalan, bir türlü anlatamadığım ve insanların anlamak istemediği yine de her fırsatta tekrar tekrar anlatmaya çalıştığım ama bir türlü anlaşılamayan duygularımın ifadesi…

Deniz gözlüm, sen ve senin gibi bir hiç uğruna ölenler gerçekte ölmüyor, ölen insanlık sadece. Devlet sizleri koruyamıyor ne yazık ki bizlerin korumasına da fırsat vermiyor.

Küçük bir mekanda sen, Leo ve Haşi ile daha sakin bir hayat yaşayacaktık tabii başka canlar da olacaktı fakat senin ölümün acıların devam ettiğini bir kez daha hatırlattı. Benim gibiler için, sizler bu kadar çaresizken bir köşeye çekilip, huzurlu bir hayat sürmek mümkün değil. Dostlarımla beraber son nefesimizi verinceye kadar sizleri yaşatmaya çalışmak için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Öldüğün gün insanlık bir kez daha ÖLDÜ!

Nilgün DERVİŞ

Etiketler: Mersin Belediyesi, kedi, kediler, Mersin Hayvan Dostları Derneği, Mersin Kedi evi

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle