Mersin’in kedilerinin hüzünlü öyküsü

Son Güncelleme : 03 Ekim 2017 02:10

Kedilere tıbbi yardım vermeyen, parazit mücadelesini hiç yapmayan Büyükşehir Belediyesi yiyeceklerini ve sularını da çok aksatıyordu. 2005 yılı sonunda yüzden fazla kedi açlıktan ve susuzluktan öldü

Ender Erdemil

Gözne yolundaki hayvan barınağı 2003 yılında faaliyete girdi. Ö güne kadar Mezitli’de derme çatma bir barınakta hayvan refahını sağlamaya çalışan Mersin Hayvan Dostları Derneği de çevrelerine toplaşan köpekleri de alarak Gözne yolundaki barınağa taşındı.

Oraya giderken yanlarında dört kedi götürmüşlerdi. O yılların “çalışkan” Büyükşehir Belediyesi köpeklerin yanında kedileri de toplamaya başladı. Kedilerin hüzünlü öyküsü o zaman başladı…

Kısa sürede barınaktaki kedi sayısı 2 yüzü bulmuştu. Büyükşehir Belediyesi, bir yandan kedileri topluyor, diğer yandan “ruhsatımızda kedilerle ilgili bir şey yok” diyerek kedilere bakmayı reddediyordu. Gözne Barınağında kedilere tıbbi yardım yapılmadığı gibi önlerine bir kap yemek, su koyan da yoktu…

Mersin Hayvan Dostları Derneği, barınak yöneticilerinin hoşlanmamasına rağmen, Gözne barınağının çeşitli bölümlerine 200 kediyi barındıracak özel bölmeler yaptırdı. Kedilerin tüm ihtiyacını Dernek karşılıyordu. Yenişehir Belediyesi Dernek emrine iki eleman vermişti, ancak Gözne Barınağı yetkilileri, kedilere bakmaları gereken bu görevlileri barınağın diğer işlerinde çalıştırıyordu Bu yüzden Mersin Hayvan Dostları Derneği ücretini ödeyerek bir eleman çalıştırmaya başladı.

Kediler tıbbi yardımı da Gözne barınağının veteriner hekiminden değil, Derneğin dışarıdan ücret ödeyerek getirdiği bir veteriner hekimden alıyordu.

2005 yılında Gözne Barınağının bağlı olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığına atanan kişi; “Ruhsatta kediler yok. Hem de kediler için yapılan yerler barınağın görüntüsünü bozuyor” dedi. Kedi padoklarını yıktırdı. Dernek, Gözne Barınağının yakınında ancak ruhsat alanının dışında orman içinde bir yere yeni padoklar yaptırdı. Bu sırada da Dernek yetkilileri burada sözünü etmeyeceğimiz hakıl nedenleriyle Gözne Barınağından ayrıldı.

Kedilerin bakımı da çalışanların zaman bulması, yetkililerin görevlendirmesi ve insafa kalmıştı.

Kedilerin 2005 yılı dehşeti

Büyükşehir Belediyesi, kedileri toplayıp, derneğin yaptırdığı derme çatma padoklara atmaya devam ediyordu. Kedi sayısı dörtyüzü bulmuştu. Kedilere tıbbi yardım vermeyen, parazit mücadelesini hiç yapmayan Büyükşehir Belediyesi yiyeceklerini ve sularını da çok aksatıyordu.  2005 yılı sonunda yüzden fazla kedi açlıktan ve susuzluktan öldü.  Yiyecek bulmak amacıyla padoklardan dışarı çıkmaya çalışan kedilerin tel örgülere asılı ölüleri bulundu.

Dernek kedileri sahipleniyor

Büyükşehir Belediyesinin kedilere bakmayacağı iyice anlaşılmıştı. Hemen ücretini kendi olanaklarıyla ödedikleri bir eleman bulan Mersin Hayvan Dostları Derneği yetkilileri, Personeli kedilerin bulunduğu yere yerleştirdi. Mama ihtiyacını ( kendi olanaklarıyla) düzenli sağlamaya başladı. Tıbbi yardıma ihtiyacı olanları da özel kliniklerde tedavi ettirmeye başladı. Parazit mücadelesi yaptı.

Büyükşehir Belediyesi, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun kendisini görev vermesine rağmen sahipsiz kedilere; toplayıp padoklara kapatmak dışında elini sürmedi. İl Hayvanları koruma kurulunda alınan; Gözne Barınağındaki ameliyathanenin haftanın bir günü kedilerin kısırlaştırılmasında kullanılması kararı da hiçbir zaman uygulanmadı.

2007 yılında yapılan bir İl hayvanları Koruma Kurulu toplantısında da kedilerin sorumluluğunu resmen üslendi...

2006 yılı ve sonrası

Gözne Barınağından ayrılan Dernek Yenişehir Belediyesini sağladığı bir ahşap kulübede çalışmalarını sürdürmeye başlamıştı. Derneğin çalışmalarını izleyenler, kulübenin önüne hasta, sakat, bakıma muhtaç, yavru kedileri bırakmaya başladı. Orası da kısa sürede zaman zaman sayıları 160’la 200 arasında değişen kedilerin bakıldığı bir yer haline geldi. Dernek başkanı Nilgün Derviş ve Başkan Yardımcısı Jaqueline Haşimoğlu bu kulübede kedilerle birlikte 6 yıl geçirdi. 6 yıl boyunca pazarlar dahil her günlerini bu kulübede kedilere bakarak geçirdiler.

Dernek bu dönemde Büyükşehir belediyesinin başka bir işlevini de üslenmek zorunda kaldı. Çalışma saatleri dışında kaza geçiren, yardıma muhtaç kedilerin ve köpeklerin yardımına Dernek koştu. Bu çalışmalara PETİCAL Hayvan Hastanesinin ve Vet Hekim Orhan Özbaba’nın büyük desteği oldu. Belediyenin aracı bile çalışma saatleri dışında aldığı hayvanları “dernek hesabına” PETİCAL Hastanesine bırakıyordu. Bu çalışmalar da 2014 yılına kadar sürdürüldü.

Dernek 2007 yılı başında gönüllülerle işbirliği yaparak sahipsiz kedilerin kısırlaştırılmasını sağladı. 2007 – 2009 yılları arasını kapsayan dönemde İşadamı Mahmut Aslan’ın maddi desteğiyle 3 bin 5 yüzden azla kedi Vet. Hekim Arzu Çilek’in kliniğinde kısırlaştırılarak yaşadıkları yerlere geri gönderildi.

Öykünün sonu

Derneğin 2013’de güçten düşmüş, sakat, bakıma muhtaç hayvanların bakımı amaçlayarak kurduğu Kampus Geçici Hayvan Bakımevi, 2 yıl işlevini hakkıyla yerine getirdi. Muhtaçlar yardım aldı. Kısırlaştırmalar yapıldı.  Ancak son 1.5 yılında gene belediyenin etkin çabalarıyla işlevsizleştirildi. Varlığı anlamsız hale getirildi.

Öykünün sonunun iyi bitmesi beklenir. Ancak, Mersin Hayvan Dostları Derneğinin yıllar süren çabalarını bilmeyenler, kedilerin hangi koşullarda toplanıp kaderlerine terk edildiklerinden habersiz olanlar bugün kedilerin geleceği konusunda Derneği de suçlayarak fikir yürütüyor.

Mersin’in hayvan korumacılığı tarihinin her döneminde dernek, büyükşehirin eksik bıraktığını tamamlamaya, yanlış yaptığını düzeltmeye çalışmıştır. Tek amaç bu eksiklerden ve yanlışlardan hayvanların göreceği zararı elden geldiğince en aza indirmektir.

Şimdi Büyükşehir’in planladığı, yıllarca toplayıp kafeslere tıktığı, doğal yaşama alanlarından kopardığı, hiçbir tıbbi hizmet vermediği bu kedileri sokağa salmak. Bunu sağlamak için de şakşakçı hayvanseverlerin desteğiyle Mersin Hayvan Dostları Derneğini hedef alıyor…

Kedilerin sokakta yaşayacakları alanı tanıyıp yiyeceği, suyu nereden bulacaklarını öğrenmeleri zaman alır. Yavrular annelerinin desteğinde geçirdikleri bu zamanda sokakta yaşamayı öğrenirler. Sokağı bilmeyen yetişkinleri hiç bilmedikleri alana bırakırsanız, bunları öğrenmek için geçecek zamanda açlıktan ve susuzluktan telef olurlar.

Ancak Büyükşehir’in bu işlerden sorumlu şube müdürüne göre kediler yetenekli hayvanlardır. Nereye bırakırsanız bırakın başlarının çaresine bakarlar.

Hatırlatırız: 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu hayvan korumacılığı işini yerel yönetimlere verirken “alındıkları yerlere bırakılmalarını” öngörüyor. Oraya, buraya bırakılıp telef edilmelerini değil…

Etiketler: Mersin'in kedileri, kediler, kedi, bakıma muhtaç hayvanlar, Mersin Hayvan Dostları Derneği

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle