Şeker fabrikaları satılmasın!

04 Mart 2018 00:15
Şeker fabrikaları satılmasın!

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanları Mersin’den Şeker İş Sendikası’nın “Şeker fabrikaları kapatılmasın” imza kampanyasına destek çağrısı yaptı

NİŞASTA BAZLI ZEHİR YASAKLANSIN

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Adil AKTAY, Türkiye’nin ekonomisi, bağımsızlığı, halk sağlığı ve güvenliği için şeker fabrikalarının kamunun elinde kalması gerektiğini vurguladı. “Pancar üreticisi değilsek de şeker tüketicisiyiz” diyen AKTAY, tüm vatandaşları, ‘Şeker fabrikaları satılmasın’ imza kampanyasına katılmaya davet etti. AKTAY, “Bu konu her vatandaş için milli ve vicdani bir sorumluluktur” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanları Mersin’den Şeker İş Sendikası’nın “Şeker fabrikaları kapatılmasın” imza kampanyasına destek çağrısı yaptı.

Mersin İl Başkanlığı’nda gerçekleşen toplantıya,  CHP Şanlıurfa İl Başkanı Aziz AYDINLIK, CHP Gaziantep İl Başkanı Hayri SUCU, CHP Kilis İl Başkanı Mehmet Akif PERKER, CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Esat ŞENGÜL, CHP Osmaniye İl Başkanı Nedim ÜNLÜ, CHP Adana İl Başkanı Ayhan BARUT, CHP Niğde İl Başkanı Erhan ADEM, CHP Adıyaman İl Başkanı Deniz ÇAKMAK ve CHP Hatay İl Başkanı Servet MULLAOĞLU katıldı.

ÜLKEMİZİN BAŞI SAĞOLSUN

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Adil AKTAY, basın toplantısına Afrin’de şehit olan askerleri anarak başladı. AKTAY, “Bugün Afrin’den çok acı haberler geldi. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yararlılarımıza acil şifalar diliyorum. Hepimizin, ülkemizin başı sağ olsun. Böylesi acı günlerde bu konunun siyasi boyutunu tartışmanın doğru olmadığına inanıyoruz. İktidarıyla, muhalefetiyle ülkemizin güvenliğini, ‘evlatlarımızı kaybetmeden nasıl sağlayabiliriz.’ Bu konuya odaklanmamız gerektiğine inanıyoruz. Bu ülkenin bütün anne babalarının bizden bunu beklediğine inanıyoruz. Hepimizin başı sağ olsun!” dedi.

YA AKP İKTİDARI KANDIRILIYOR YA DA İKTİDAR BİZLERİ KANDIRIYOR

Mersin’de “Şeker Fabrikaları Kapatılmasın” imza kampanyası başlattıklarını anımsatan Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Adil AKTAY, “Ülkemizin bağımsızlığını, çocuklarımızın sağlığını ilgilendiriyor” diyerek, kampanyayı 10 ile yaymayı amaçladıklarını söyledi.

Şekerin bütün dünyada stratejik ürün olarak kabul edildiğine dikkat çeken AKTAY, gelişmiş devletlerin şeker endüstrisine yön veren korumacı politikalar uyguladığını belirterek, şunları söyledi:

 “Biz ise, şeker fabrikalarını özelleştirme, yabancı tekel gıdalarına yeni imtiyazlar verme peşindeyiz. Çok ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı için dünyanın gelişmiş ülkelerinde GDO’lu mısıra dayanan nişasta bazlı şeker kullanımı yasaktır. Yasak olmayanlar da kotalarını düşürüyor. Biz de ise, nişasta bazlı şeker kotası her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla arttırılıyor.

Yetmiyor, sağlıklı şeker üreten fabrikalarımız özelleştirilerek GDO’lu şeker üretimine yol veriliyor. Bu çelişkili durumun bir tek açıklaması var; ya AKP iktidarı pek çok hayati meselede olduğu gibi şeker konusunda da kandırılıyor.  Ya da iktidar her şeyin farkında bizleri kandırıyor. Bunun başka açıklaması yok.”

NİŞASTA BAZLI ZEHİR YASAKLANSIN

AKTAY, ülke ekonomisi ve bağımsızlık için çiftçilerin ve işçilerin geleceği için halk sağlığı ve güvenliği için şeker fabrikalarının kamunun elinde kalması ve nişasta bazlı şeker ticaretinin yasaklanmasının da bir zorunluluk olduğuna vurgu yaptı. AKTAY, “Hangi partiden olursa olsun, bu ülkedeki tüm yerel yönetimleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını, ticaret ve sanayi odalarını, birlikler, vakıflar, kooperatifler, sendikalar, dernekler gibi tüzel kişiliğe sahip, kar amacı gütmeyen tüm kuruluşları şeker fabrikalarımızın kamunun elinde kalması için organize olmaya davet ediyoruz. Uluslararası tekel gıdaları ve onların yerli işbirlikçileri para kazansın diye hükümetçe desteklenen nişasta bazlı adlı zehrin gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yasaklanması için herkesi harekete geçmeye davet ediyoruz. Türkiye’de gerekli girişimleri başlatacağımızı ilan ediyoruz” diye konuştu.

PANCAR ÜRETİCİSİ DEĞİLSEK DE ŞEKER TÜKETİCİSİYİZ

Aktay, bir soru üzerine; şeker fabrikalarının kapatılmasının halk sağlığını ilgilendirdiğine işaret etti. Şeker fabrikalarının olduğu illerde sorunun daha yakıcı olduğunu ifade eden AKTAY, “Üreticiyi, esnafı ilgilendiriyor. Ama biz burada pancar üreticisi değilsek de şeker tüketicisiyiz. Şekeri en çok da çocuklar tüketiyor. Bu anlamda eğer nişasta bazlı şekerin ticaretinin yasaklanmaması halinde, bu gelecekte bir mermi atılmadan ülkenin teslim alınması demektir. Nişasta bazlı şekerin ticaretinin yasaklaması gerekiyor. Bu bir çok sorunu çözecektir. Çünkü haksız rekabet var. Nişasta bazlı şeker, hem daha ucuz hem de doğal pancarla üretilen şekerden 270 daha fazla kar bırakıyor. İkincisi şeker fabrikalarının kamuda kalması gerekiyor. Eğer zarar ediyorsa; kamu zararı mı daha önemli? Siz nişasta bazlı şekeri yasaklayın piyasa dengeye oturur. Kamuda kalması gerekir. Zarar etse bile halkın sağlığı için kısmen de olsa zarara katlanmak gerekir. Şeker stratejik bir ürün. Stoklanması, üretilen fabrikalarda zorunlu olan ürünlerden biri şekerdir. Seferberlik ve savaş dönemi hallerinde kullanılmak üzere. Siz üretimini yabancı tekellerin eline verirseniz ülke güvenliğini de tehlikeye sokarsınız” dedi.

AKTAY, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu süreçteki tavrı ile ilgili bir soruya da şu yanıtı verdi:

“Fabrikaların olduğu illerde eylemlerini düzenliyor. Biz de Bor Şeker Fabrikası’na gittik. Her tarafta eylemlere milletvekillerimiz katılıyor. Sorunların olduğu kentlerden başlayarak, ortak bir eyleme dönüşecektir” dedi.

SATA SATA BİTİREMEDİLER

CHP Adana İl Başkanı Ayhan Barut ise, Türkiye’de 33 tane şeker fabrikası olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

“187 bin çiftçi, yıllara göre değişmekle birlikte, 17 milyon ile 25 milyon ton arasında üretim sağlıyor. Şeker fabrikaları milli bir servettir. Cumhuriyet tarihinde, Atatürk’ün döneminde kurulmuştur. Şeker fabrikaları öncelikle kamuda kalmalıdır. Şeker fabrikalarını, üreticilerin ürünlerini değerlendirmekle, işçilere istihdam sağlamakla kalmamış, aynı zamanda kurulduğu dönemde Türkiye’ye modern tarım tekniklerini öğretmiş birer kuruluştur. Şeker fabrikaları aynı zamanda aydınlanma dönemini sağlayan bir kültür yuvalarıdır. Çiftçilerimiz, şeker fabrikalarına gündüz çalışmışlar, ürünlerini vermişler, tatil zamanlarında da ülkenin eğitimine katkı veren sosyal faaliyetlere katılmışlar. Sata sata bitiremediler. Cumhuriyet tarihinin 80 milyar dolarlık özelleştirmesinin ardından şimdi de sıra şeker fabrikalarının satılmasına geldi. 14 şeker fabrikasının görev zararı denilen rakam 78 milyon TL’dir. 78 milyon TL çok büyük bir rakam olmaması lazım milyar dolarlık batakların olduğu yerde. 78 milyon TL, yandaşlara ayrılan kaynakların yanında çok az.”

Türkiye’de üretilen mısırın güney illerinde üretildiğini ve 6 milyon ton olduğunu ifade eden Barut, mısır üreticileri ile pancar üreticileri arasında bir sorun olmadığına dikkat çekerek, “Sorun iş başındaki iktidar. Sorun hazır mirasyediler. Bu fabrikaları kendiler kurmadı ki satıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi olarak sattırmayacağız” dedi.

FABRİKALAR BİLİNÇLİ OLARAK ZARAR ETTİRİLDİ

CHP Niğde İl Başkanı Erhan ADEM de fabrikaların kurulduğu dönemde pancar üretimi yapan çiftçi sayısında düşüş yaşandığına değinerek, “Bu düşüş AKP’nin uyguladığı yanlış politikalar sayesinde oldu. Fabrikalar zarar etmiyordu. Kar ediyordu. Bilinçli olarak zarar ettirdiler. Bor Şeker Fabrikası’nda işi bilen işçileri emekliye ayırdılar. Makineleri yenilemediler. Ona rağmen fabrika 15 trilyon kar ediyordu. Bilinçli olarak çiftçilere erken ödemeleri, desteklemeleri ertelediler ki; üretici pancarını geç söksün, fabrika üretime geç girsin, erken kapansın. Yani kurumlar bilinçli olarak zarar ettirildi. Bu fabrikalar kesinlikle özelleştirilmemeli. İsterlerse çok büyük karlar elde edilebilir” dedi. ADEM, fabrikaların kapanmasına karşı mücadeleye devam edeceklerini ifade ederek, “Bu bizim namusumuzdur. Ülkenin namusuna sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.

2019’DA HALKI İKTİDARA GETİRECEĞİZ

CHP Kahramanmaraş İl Başkanı Esat Şengül ise, sorunun tüm ülkenin sorunu olduğunu söyledi. Fabrikaların satılmasına karşı verdikleri mücadeleden bahseden Şengül, “Biz halkın iktidarını kuruyoruz. 2019’da halkı iktidara getireceğiz. Bu bir ülke sorunu. Cumhuriyet Halk Partisi, bu mücadeleye her zaman öncülük edecektir” dedi.

HER VATANDAŞ İÇİN MİLLİ VE VİCDANİ BİR SORUMLULUKTUR

CHP Niğde İl Başkanlığı’nın yaptığı eyleme giderken bir günde 7 bin 935 imza götürdükleri bilgini veren AKTAY, Mersin halkına ve partililere teşekkür etti. Kampanyayı genişleterek sürdüreceklerini kaydeden AKTAY, “Şeker Fabrikaları kapatılmasın” imza kampanyasını 10 ilin ardından tüm Türkiye’ye yaymayı amaçladıklarını belirterek, “Ülkemizin bağımsızlığını, kendilerinin ve çocuklarının sağlığını önemseyen bütün vatandaşlarımızı Şeker İş Sendikası’nın sivil toplum örgütleri ile başlattığı ‘Şeker fabrikaları satılmasın’ imza kampanyasına katılmaya davet ediyoruz. Çünkü bu konu sadece ekonomik bir mesele değildir. Bu konu insan sağlıyla, ülke bağımsızlığı ile ilgili, partiler üstü milli bir meseledir. Atılacak her imza, ‘bırakın biz ülke olarak sağlıklı şeker pancarı üretelim, GDO’lu şekerle zehirlenmeyelim’ demektir. Bu mesajı vermek her vatandaş için milli ve vicdani bir sorumluluktur” diye konuştu.

Açıklamanın ardından il başkanları, “Şeker Fabrikaları Kapatılmasın” imza kampanyasının ilk imzalarını attı.

Etiketler: Şeker fabrikaları, özelleştirme, pancar, CHP

Yorumlar (2) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle

vatandaş

17 Nisan 2018 14:42
vatan kutsaldır kaderine bırakılmaz Mehmet akif perker kilise bomba atılırken nerde tatildeydiniz...

Zeynep Aydan

04 Mart 2018 11:31
Halkımıza mal olmuş milli varlıkları şahsi malları gibi satmamalılar. Halkın rızası yok.