TARSUS’taki Esrarengiz Kazının Sırrı Çözüldü

09 Kasım 2017 11:40
TARSUS’taki Esrarengiz Kazının Sırrı Çözüldü

Ulusal Kanal Mersin Temsilcisi Yusuf Çelik: Bu yazı, giriş bölümünün 1. Paragrafı hariç, tamamen hayal ürünüdür. Bir mizah denemesidir. Kazı çalışmasının içeriğini kamuoyuna açıklamayan yetkilileri protesto için yazılmıştır. Saygılar

Bir yıldan beri Mersin’in Tarsus ilçesinde 82 Evler mahallesindeki bir evin altında kazı yapılıyor. Evin her tarafı ablukaya alınmış. Evin sahibi Ahmet İpekoğlu ve avukatı Mehmet Habip Ekmekçi dâhil, kimseye bilgi verilmiyor, milletvekilleri bile içeri alınmıyor. Olayla ilgili açıklama yapan Eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay olayın normal olmadığını açıklıyor, “Kamuoyu aydınlatılmalı” diyor. 1963 yılından beri Türkiye’nin birçok yerinde arkeolojik kazılar yapan Prof. Dr. Mehmet Özdoğan “Bana biraz tuhaf geldi, normal bir arkeolojik kazı değil” diyor.

Tarsus, Mersin, Türkiye hatta dünya bu esrarengiz kazıyı merak ederken, nihayet bugün tam altı kurum yöneticisi peş peşe basın açıklaması yaptı. Yüzlerce medya mensubu ayrı ayrı mekânlarda yapılan bu basın toplantılarını kaçırmamak için kan ter içinde kaldılar.

VARAN 1- CHP MERSİN İL BAŞKANI ABDULLAH ÖZYİĞİT

“Değerli basın mensupları, Tarsus’taki kazı çalışması, Milletvekilimiz Prof.Dr.Aytuğ Atıcı beyin gündem yaratmak için kurguladığı bir senaryodan başka bir şey değildir. Neden mi? Sn. Atıcı’nın dışında o evin kapısına giden başka bir milletvekili yoktur da ondan. Kendisini bu enerjisinden dolayı kutluyorum. Olayın aslını sorarsanız, sayın milletvekilimiz o evi aylık 100 liraya kiralamıştır. Asgari ücretle dört de işçi bularak ikisini evin içinde, ikisini kapıda görevlendirmiştir. Onları ‘Ben bile gelsem kapıyı sakın açmayın. Size bir şey sorarlarsa da esrarengiz cevaplar verin’ diye tembihlemiştir. Ara sıra basın mensuplarını toplayıp, soluğu o evin önünde almaktadır. Demir kapıyı iteler, kimse yok mu diye bağırır, niye açmıyorsunuz, ben milletvekiliyim der. Sonra medyaya dönerek ‘ Ben bu işin takipçisiyim, milletten neyi gizlediklerini açıklasınlar’ dedikten sonra da oradan ayrılır”

VARAN 2- TARSUS ZİRAAT ODASI BAŞKANI Ali ERGEZER

“Açıklamamızın biraz geciktiğini biliyorum, ama emin olmalıydık. Olayın aslı şu ki, kazı yapılan evin altında 100 m derinlikte, içinde yüzlerce tarım ürününe ait tohumların olduğu çok büyük bir mağara bulundu. Tohumları sırayla test ediyoruz. Şimdilik yalnızca nohut ve kavunu deneyebildik. Nohut tanesi toprakla buluştuktan 3 ay sonra bir ceviz ağacı kadar büyüdü. Sadece bir ağaçtan 50 ton ürün aldık. Kavun çekirdeğine gelince, tanesi 90-100 kg olan meyveler verdi. Taşımada biraz zorluk olacak gibi görünüyor. Eğer diğer tohumlar da nohut ve kavun gibi bereketli olursa bütün insanlık kurtulacak, artık açlık sorunu olmayacak. İnsanlığa büyük bir müjde veriyorum: Çok yakında Tarım Bakanımız, Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızla beraber ürünlerimizin tümünü siz değerli medya mensupları aracılığıyla halkımıza tanıtacağız”

VARAN 3- Ahmet Ünal (Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı),

Okan Çalışkan (Tarsus Medya Mensupları Derneği) ortak basın açıklaması.

“ Kazı olayı, Mersin ve Tarsus medyasını itibarsızlaştırmak amacıyla bazı karanlık güçlerin düzenlediği bir operasyondur. Tarsus ve Mersin’de bazı meslektaşlarımızın yaptığı haberler bu kesimleri son derece rahatsız etmiştir. Bunun üzerine böyle bir kazı evi hikâyesi uydurmuşlar, hiçbir gazeteciyi bu eve yaklaştırmamışlardır. Amaçları, kamuoyuna şu görüntüyü vermektir: “Görüyor musunuz? Ortada bu kadar ilginç bir olay varken, kendilerine gazeteciyim diyen bu kişiler tek bir fotoğraf karesi bile çekememiş, konuyla ilgili yetkili bir ağızdan bir cümle bile koparamamışlardır” Yani anlayacağınız, ortada kazı mazı yoktur. Tamamıyla bize ve mesleğimize karşı bir itibarsızlaştırma operasyonu vardır.

VARAN 4- İSMAİL TEPEBAĞLI, ÇAMLIYAYLA BELEDİYE BAŞKANI

“O kazının tek nedeni Çamlıyayla’mızın havası ve suyudur. Kazdıkları o tünelin Çamlıyayla yönünde ilerlediğini kanıtlayacak delillere ulaştık. Yeni icat edilen özel bir motorla havamızı emerek Tarsus’a pompalayacak, Saklı Bahçe ve Papazın Bahçesindeki suyumuzu da Tarsus’a akıtacaklardır. Başvurdukları bu yönteme üzüldüğümü belirteyim. Medeni insanlar gibi isteselerdi, havanın bir kısmını verebilir, su ihtiyaçlarını da karşılayabilirdik. Elbet biz de Tarsuslu kardeşlerimizin yazın kavurucu sıcağında yanmasını istemeyiz. Sonuç olarak, hakkımızı yargıda arayacağız. Ayrıca önlem olarak Orman Bölge Müdürlüğüyle bir protokol imzaladık. Yangın gözetleme kulelerinden artık tüm Çamlıyayla’yı gözetleyecekler. Ayrıca Saklı bahçe ve Papazın Bahçesinde yeterli sayıda bekçi görevlendirdik”

VARAN 5- ENDER ERDEMİL, MERSİN HAYVAN DOSTLARI DERNEĞİ DÖNEM SÖZCÜSÜ

“Bundan 14 ay önceydi. Bir hayvan sever, üzerinde kedi figürü bulunan ve tarihi bir tableti andıran bir nesneyle derneğimize geldi. Kedi figürü, normal hiçbir kediye benzemiyordu. Tabletin üzerinde bazı yazılar da vardı ama çözemiyorduk tabii ki. Hayvan sevgimiz ve merakımız bizi yiyip bitiriyordu. Neden sonra tableti Mersin’de yaşayan Sümerolog Prof.Dr. Muazzez İlmiye Çığ’a göstermeye karar verdik. Çığ, tableti görür görmez ‘Aman Allahım, bu nesli tükenmiş bir kedi türü’ diye çığlık attıktan sonra ‘Çok zekidir, şimdiki kedilerin üç misli büyüklüğündedir. Bir nevi ev bekçisi, zararlı hiç şeyi eve yaklaştırmaz. Ayrıca bir kurdu bile parçalayacak güce sahiptir” diyerek asıl müjdeyi verdi: Meğer tabletin üzerindeki yazıda bu türün nasıl elde edildiği konusunda bilgi de veriliyormuş. “İran’dan ve Van’dan birer erkek kedi bulacaksınız. İstanbul’un Rumeli yakasından da bir dişi tekir kedi bulacaksınız. Tekir kedinin bu erkek kedilerin ikisiyle de çiftleşmesi gerekiyor” dedi. Biraz zor oldu ama dediğini yaptık. 3 adet sağlıklı yavru dünyaya geldi. Sayın Çığ, bize kedi yavrularını tarihi yerlerde gezdirmeyi ihmal etmeyin demişti. Tarihin kokusunu alınca kendi ırklarına daha çabuk döneceklerini düşünüyordu. Biz de yavruları Mersin’in tarihi yerlerinde gezdiriyor, sonra sepetlerine koyup eve getiriyorduk. Bir yıl önce de Tarsus’a götürmüş, tarihi Bizans yolunu gezdiriyorduk ki, birisi aniden bir deliğe giriverdi. Diğerleri de arkasından gitti. Günlerce bekledik, geri gelmediler”. Gözleri dolan Erdemil, konuşmasına şöyle devam etti. “Herkese haber saldık. En son gelen ihbar, şu anda kazı yapılan evin altından miyav sesleri geldiği yönündeydi. Hemen Tarsus İtfaiyesine haber verdik. Geldiler ama “Buradan tarih fışkırıyor, buraya kazma vuramayız” deyip gittiler. Son çare AKUT eski başkanı Nasuh Mahruki’ye ulaştık. Sağolsun, İstanbul’dan bir ekip gönderdi, iğne ile kuyu kazar gibi çalışıyorlar ve tünellere mama koyarak ilerliyorlar. Durum bundan ibarettir. Vatandaşlarımızdan ricamız, olur olmaz açıklamalara itibar etmesinler ve nesli tükenecek bu yavrucuklarımızın kurtulması için dualarını esirgemesinler”

VARAN 6- ŞERAFETTİN AŞUT MERSİN TİCARET VE SANAYI ODASI BAŞKANI

“Tarsus’taki olay basit bir kazı olayı değildir. Milletimizi ve insanlığı kurtaracak bir buluşla karşı karşıyayız. Aslında bu toplantıyı Enerji Bakanımız yapacaktı. Ancak gereksiz söylentilerin bir an evvel bitmesi için sanayici ve tüccarlarımızın temsilcisi olarak beni görevlendirdi. Kazı yapılan evin altında 120 m derinliğinde büyük bir kapı bulundu. Sadece kapının açılma çalışması tam 3 ay sürdü. Kapıdan içeri girdiğimizde neredeyse Mersin büyüklüğünde bir depo ile karşılaştık. İnsanlar mı yapmış, uzaylılar mı yapmış, bilim adamlarımız ona henüz karar veremediler. Depoda ne mi var? Şimdi müjdeyi patlatıyorum: Tüm insanlığa 500 yıl yetecek bir enerji türü. Aspirine benzeyen ama rengi gri olan bu tabletlerin testini de yaptık. Bir otobüsün deposunu boşattık, su ile doldurduk. İçine de bir tablet attık. Otobüs İstanbul’a kadar gidip döndü. Uçak testimizde de Adana-İstanbul arası sadece 2 hap harcadık. Artık petrol aramaya gerek yok. Yakında ihracata başlayacağız. Dünyanın dengesi başlangıçta biraz sarsılacak fakat sonra rayına girecektir.”

Not-Bu yazı, giriş bölümünün 1. Paragrafı hariç, tamamen hayal ürünüdür. Bir mizah denemesidir. Kazı çalışmasının içeriğini kamuoyuna açıklamayan yetkilileri protesto için yazılmıştır. Saygılar.

Yusuf Çelik- Mersin, 31.10.2017

Etiketler: Tarsus'taki kazı

Yorumlar (2) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Caner Karabıyık

03 Aralık 2017 15:19
Aklıma en çok yatan yorum; Sn. Ender Erdemil’ in yorumu oldu.

Nuran

09 Kasım 2017 13:40
Çok güzel tam bir komedi aklinize